| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

kazanmak isteyenler

Bu bölümde karşılıklı bilgilerimizi ve deneyimlerimizi paylaşmak arzusundayım. Sizlerde yaşamış olduğunuz tecrübeleri bizimle paylaşırsanız kişisel gelişimimize bir parçada olsa katkıda bulunmanın gururunu taşıyacaksınız.Her türlü sorununuz için buzuladam@gmail.com a mesaj atabilirsiniz.

10 "zaman yönetimi" etiketi kullanan gönderi "zaman yönetimi" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Kişisel Zaman Yönetimi Tarzım Nedir? Yorumlama

  Yorumlamaları okumadan önce lütfen aşağıdaki formu doldurun

 

4 zaman stilinin her biri sergilediğiniz iddiacılık ve duygusallık üzerine oturur. Bu 4 stil:

 

Direct/Direkt:                           Yüksek iddiacılık (assertiveness), düşük duygusallık (expressiveness)

 

Spirited/Duygusal:                     Yüksek iddiacılık (assertiveness), yüksek duygusallık (expressiveness)

 

Considerate/Düşünceli:             Düşük iddiacılık (assertiveness), yüksek duygusallık (expressiveness)

 

Systematic/Sistematik:              Düşük iddiacılık (assertiveness), düşük duygusallık (expressiveness)

 

 

Siz farkında olsanız da olmasanız da zaman yönetimi tarzınız sürekli olarak kendisini gösterir. En çok kullandığınız stil sizin dominant stilinizdir. Aşağıdaki tabloya her bir zaman stili için puanınızı yazdığınızda sizin dominant bir tarza sahip olup olmadığınızı veya bu dominant tarzınızın hangisi olduğunu göreceksiniz.  Puanınız 8 veya üzerinde ise bu stil sizin dominant  stilinizdir. Diğer yandan eğer her hangi bir stil için puanınız 3 veya altında ise bu sizin hiç kullanmadığınız veya çok nadir kullandığınız bir stildir. Birçok kişinin tek bir dominant stili olsa da bazıları her bir stili kullanıyor olabilirler. Eğer sizin puanlarınız birbirine aşağı yukarı yakın bir şekilde dağılmış ise sizde her stili birlikte kullananlardansınız. Aynı zamanda farklı durumlarda da kullanabilirsiniz.

 

Direkler için öneriler :

Bitiş çizgisine ilk ulaşacak birisi varsa o sizsiniz. Hedefi aklınıza koydunuz mu kimse aklınızı karıştıramaz. Detaylar önemli görünmüyorsa onları hemen atlarsınız.

Eğer grup tartışması konudan uzaklaşıyorsa onları hemen konuya kanalize edersiniz.

 

Önemli olan yolunuzdaki insanları ezip geçmemeniz. Etrafa fazla yüklendiğinizi anladığınız bir projeyi yavaşlatmalısınız. Diğer kişiler kendilerine fazla yüklenildiğini veya kale alınmadıklarını hissederlerse direnç gösterebilirler. Ve detayları atlayarak bir süre sonra başa veya gerilere dönmek zorunda kalabilirsiniz.

 

Detayları pas geçmek konusunda çok çabuk karar almayın. Kişiler arası tartışmalar için zaman ayırın. Anlık paylaşımlar için alan yaratın. Kim bilir? Belki o beyin fırtınaları işi daha çabuk yapacak bir yöntem çıkarır ortaya.

 

Duygusallar için Öneriler:

Eğer bir proje durakladıysa işleri tekrar yoluna sokacak kişi sizsiniz. Proje konusunda farklı bir bakış açısı ile ani bir ışık yakarak kişileri işi bitirmek için her adımı tekrar gözden geçirmeye itebilirsiniz. Anlık çıkış ve kararınız eğlendirici ve motive edicidir, katılımı teşvik eder.

 

Ama fazla abartırsanız anlık yaşamınız başınıza iş açar. Siz o keyifli paylaşımları, fikir tartışmalarını tüm gün yapmak isterseniz de işlerin bitmesi gerekiyor. Bitiş çizgisini hep aklınızda tutun. Aksi taktirde görev odaklı iş arkadaşlarınız sizden zamanında gelmeyen işlerden veya uzayan sohbetlerden sıkılabilir ve sizin fikirlerinizi ciddiye almamaya başlarlar.

 

Organize olmak önemlidir, bunu mutlaka hatırlayın. Sizin grubunuzda yer alan birçok kişi organize olmadan, sadece göz önünde hatırlatıcı ipuçları bırakarak işlerin altından çıkabileceklerini düşünürler. Birbirine benzeyen şeyleri farklı renklerdeki dosyalarda tutmaya özen gösterin. Post il lere yapılacak işler için hatırlatma notları yazmanız sizin için uygun olabilir. Bu notları görüş alanınızda bir yerlere yapıştırın. Öncelikleriniz değiştikçe bunları yeniden organize edebilirsiniz.

 

Sistematikler için öneriler:

Bazıları işlerin çabucak yapılmasını isterken siz işlerin doğru yapıldığından emin olmak istersiniz. Adım atmadan önce her bilginin özenle gözden geçirilmiş olduğundan emin olmak istersiniz. Bazıları kişisel konulardan konuşmak isterken siz kişileri konuya yöneltir ve ajandanızdaki her şeyin üstünden tek tek geçilmiş olduğuna emin olmak istersiniz. Siz harika bir kalite kontrol uzmanısınız.

 

Önemli olan tüm bu detaylar üzerinde uğraşırken ana hedefi kaçırmamanız ve büyük resmi kaçırarak yeni yöntem ve fikirleri göz ardı etmemenizdir. Daha çabuk ilerlemeyi tercih eden kişiler sizin tarafınızdan çok rahatsız olabilirler. İlişkilerden kişiler arası sohbetlerden hoşlanan arkadaşlarınız ise konuyu sürekli olarak göreve odaklanmanızdan hiç hoşlanmayabilirler.

 

Beklenmeyenin olmasına izin verin. Unutmayın sürekli prosedürleri düşünüp onlara yönelerek yeni fikir ve düşünceleri daha çok işe yarayacak yöntemleri kaçırırsınız.

 

Düşünceliler için öneriler:

Sizin diplomatik beceriniz karşısında en farklı kişilikler bile bir arada etkin olarak çalışabilir. Sahnenin arkasında çalışmak insanların ihtiyaçlarını dinlemek ve karşılık vermek konusunda gerçekten iyisiniz. Diğer insanları dinlediğiniz için onların çalışma tarzlarına çok kolay adapte olabilirsiniz. Grupların içinde sizin gibi başkaları için çalışıp uğraşan bir üye olmazsa grupların uzun vadeli olması mümkün değildir.

 

Ama eğer bu inceliğinizi fazla ileri götürürseniz bu kendiniz unutacak kadar başkaları için uğraşmanız kendini geri ödemeyecektir. Kendinize ve kendi işlerinize yeterince zaman ayıramayacaksınız. Kendi üzerinize çok fazla iş aldığınız için bu işlerin altında ezilebilir ve sonunda yorgun ve güçsüz hissedebilirsiniz.

 

Kendinize, kendi işleriniz için zaman ayırın. Bir projeyi, yetiştirmek zorunda olduğunuzda, başkalarının ne düşüneceği konusunda kafanızı fazla yormayın. Aslında kendi işinizi tamamlayarak başkalarına daha çok yardım ediyor olduğunuzu düşünmelisiniz.

 

 

Kişisel Zaman Yönetimi Tarzım Nedir? Cevap Formu

Cevap Formu

 

Açıklamalar : Seçeneğinizi aşağıda işaretleyiniz. Satırlar değil, sütunlar üzerinde çalışınız. Bir sütunu cevapladıktan sonra diğerine geçiniz.

 

1

            a

            b

            c

            d

 

8

            a

            b

            c

            d

 

15

            a

            b

            c

            d

 

 

2

            a

            b

            c

            d

 

9

            a

            b

            c

            d

 

16

            a

            b

            c

            d

 

3

            a

            b

            c

            d

 

10

            a

            b

            c

            d

 

17

            a

            b

            c

            d

 

4

            a

            b

            c

            d

 

11

            a

            b

            c

            d

 

18

            a

            b

            c

            d

 

5

            a

            b

            c

            d

 

12

            a

            b

            c

            d

 

19

            a

            b

            c

            d

 

6

            a

            b

            c

            d

 

13

            a

            b

            c

            d

 

20

            a

            b

            c

            d

 

7

            a

            b

            c

            d

 

14

            a

            b

            c

            d

 

21

            a

            b

            c

            d

 

 

Bölüm     

Pozisyon 

Cinsiyet   

Yaş         

Puanlama Formu:

 

Açıklamalar: Her stili temsil eden simgeyi bir önceki cevap anahtarına göre işaretleyiniz. Simgeyi kaç kere işaretlediğinizi sayınız ve yan tarafa ilgili şeklin içine yazınız.

 

1

            SY

            SP

            CO

            DI

 

8

            SY

            SP

            CO

            DI

15

            SY

            SP

            CO

            DI

 

STİL TOPLAMLARI

  2

            SY

            SP

            CO

            DI

9

            SY

            SP

            CO

            DI

 

16

            SY

            SP

            CO

            DI

 

 

Direct

DI Direkt

3

            SY

            SP

            CO

            DI

10

            SY

            SP

            CO

            DI

 

17

            SY

            SP

            CO

            DI

 

 

 

 

Spirited

SP Duygusal

4

            SY

            SP

            CO

            DI

11

            SY

            SP

            CO

            DI

 

18

            SY

            SP

            CO

            DI

 

 

 

 

 

 

Considerate

5

            SY

            SP

            CO

            DI

12

            SY

            SP

            CO

            DI

 

19

            SY

            SP

            CO

            DI

 

CO Düşünceli

6

            SY

            SP

            CO

            DI

13

            SY

            SP

            CO

            DI

 

20

            SY

            SP

            CO

            DI

 

          

            Systematic

SY Sistematik

7

            SY

            SP

            CO

            DI

14

            SY

            SP

            CO

            DI

21

            SY

            SP

            CO

            DI

 

 

 

Bölüm     

Pozisyon 

Cinsiyet   

Yaş         

Kişisel Zaman Yönetimi Tarzım Nedir?

 

Hepimiz kendi kişisel zaman yönetimi tarzlarımıza sahibiz. Bu tarzı iş yerinde yaptığımız her bir işe yansıtırız. Zaman Yönetimi Tarzımızın etkilerini yeni bir projeye başlamak, bir bölünmeye karşılık vermek, paralel işleri bir anda yürütmek, çalışma alanımızı organize etmek veya çalışma arkadaşımızla bir görevi paylaşmak gibi konularda kolayca fark edebiliriz. Kişisel zaman tarzınızı kendiniz için en avantajlı şekilde kullanabilmek için öncelikle tarzınızın ne olduğunu belirlemelisiniz.

 

Açıklamalar:

 

Aşağıdaki her yarım cümle için sizin zaman yönetimi tarzınıza en uygun kapanışı işaretleyiniz. Bazı cümlelerde, birden fazla seçeneğin size uygun olduğunu göreceksiniz. Bu durumda lütfen, size yakın olan seçeneklerden en güçlüsünü işaretleyiniz. Ekteki cevap formunda ilgili seçeneğinizi işaretleyiniz.

 

1.       Yeni bir projeye başladığımda yaptığım ilk iş….

a.       İhtiyacım olan tüm bilgileri toplamaktır.

b.       Diğer kişilerin fikirlerini almaktır.

c.       Her yerden bilgi bulmaya çalışmaktır.

d.       Hemen işe başlamaktır.

 

2.       Kağıt, evrak, vs. işlerine…

a.       Kişilerin benden beklediği şeyleri yapmakla başlarım.

b.       Evrakları ilgili işlere göre gruplayarak başlarım.

c.       Birinci öncelikteki işlere atlayarak başlarım.

d.       Beni en çok motive edecek, enerji verecek işlere başlarım.

 

3.       İşi bir başkasına devrettiğim andan itibaren….

a.       Problemleri çözmeye kaldığım yerden devam ederim.

b.       Ara ara diğer kişiye nasıl gittiğini sorarım.

c.       Birçok pozitif geri bildirim (feedback) sağlarım.

d.       O kişinin işi nasıl yaptığı ile ilgili bir çok detay soru sorarım.

 

4.       Benim zaten çok yoğun olduğum bir dönemde iş arkadaşlarımdan biri benden, bir projeyi devralmamı isterse…

a.       Yeni projeyi kabul eder fakat diğerlerinden gelen her yeni işi alamayacağımı düşünerek endişe ederim.

b.       Bu yeni projenin aşırı derecede acil olduğunu düşünmediğim sürece “hayır” derim.

c.       Yeni proje daha ilginç görünüyorsa ona da bir yer açarım.

d.       İş sıralamasında bu projeyi nereye yerleştirebileceğimi düşünürüm.

 

5.       Kişilerin hangi aksiyonun alınacağına karar verememesi yüzünden bir proje durduğunda…

a.       Kimin en mantıklı öneriyi yaptığını analiz ederim.

b.       Kişileri bir araya getirmeye uğraşırım.

c.       Öne çıkar ve bazı fikir ve önerilere set koymam gerekse de ilerlemeyi sağlarım.

d.       Kişileri yeniden enerjilendirmeye, motive etmeye çalışırım.

 

6.       İşyerime ulaştığımda ilk yaptığım iş…

a.       Haftanın rutinini değiştirecek beklenmedik bir şey çıkması için dua ederim.

b.       Çalışma arkadaşlarımla biraz sohbet eder onların işlerinin nasıl gittiğini öğrenirim.

c.       Kağıt veya elektronik ortam kullanarak işlerimi organize etmeye başlarım.

d.       En önemli işleri yapmaya başlarım ve etraftan gelen seslere kendimi kapatırım.

 

7.       Kağıtlarımı…

a.       Küçük tepecikler oluşturarak toplarım.

b.       İlgili dosyalara kaldırarak düzenlerim.

c.       Üzerinde çalıştığım projelerle ilgili olanları kolayca ulaşabileceğim yerlere koyarak düzenlerim.

d.       Acil durumlarda ben olmasam da başkalarının bulunabileceği şekilde düzenlerim.

 

 

8.       Bir başkası elimdeki proje ile ilgili olarak bana yardım teklif ettiğinde…

a.       Biraz tereddüt ederim. Bana yardım etmenin yardım edecek kişiye çok büyük yük olup olmayacağını düşünürüm.

b.       Hemen kabul ederim. “iki kafa birinden her zaman iyidir.”

c.       Biraz tereddüt ederim. Diğer kişi eldeki bilgileri doğru analiz edemeyebilir.

d.       Bu öneriyi kabul etmem. Diğerleri benim kadar hızlı ilerleyemez.

 

9.       Toplantıların başında biraz sohbet beni…

a.       Rahatsız hissettirir. Kişisel konulara girmemeyi tercih ederim.

b.       Sabırsızlandırır. Bir an önce konuya girmeliyiz.

c.       Enerjilendirir. Toplantı boyunca süper bilgiler alıp vereceğimizi söylerim.

d.       Rahat hissettirir. Hepimiz birbirimizi daha iyi tanırsak bir arada daha rahat çalışırız diye düşünürüm.

 

10.   Bir proje için bana tamamlama süresi verildiğinde…

a.       Zamanı en iyi şekilde kullanacağımı değerlendiririm.

b.       Son ana kadar beklerim. Baskı altında çok verimli çalışıyorum.

c.       Hemen işe başlarım. Yapılıp bitene kadar rahat edemem.

d.       Bu projenin benim diğer kişilere olan sorumluluklarım ve sözlerime ek olarak ne şekilde ilerlemesi gerektiğini düşünürüm.

 

11.   Masamın üzerinde ya da yakınında…

a.       Elimdeki işlerim adımları konusunda bir liste bulundururum.

b.       Elimdeki projelerin detaylı bir iş programını bulundururum.

c.       Dikkatimi toplamama, motive olmama yardım edecek özlü sözler bulundururum.

d.       Sevdiklerimin resimlerini bulundururum, bu resimler günümü aydınlatır.

 

12.   Grubum bir karara çok çabuk vardığı zaman…

a.       Tatmin olmam. Durumu çok basite indirgemiş olabiliriz.

b.       Endişelenirim. Başkalarının fikirlerini değerlendirmemiş olabiliriz.

c.       Rahatlarım. Artık bir sonraki işe başlayabiliriz.

d.       Hayal kırıklığına uğrarım. Yaratıcı bir tartışmayı kısa kesmiş, kapatmış olabiliriz.

 

13.   Ben meşgulken, bir başkası “ne haber” demek için uğramışsa, genellikle…

a.       Üstünde çalıştığım işe geri dönebilmek için sabırsızlanırım.

b.       Üzerinde çalıştığım detaylarda uzaklaşırım.

c.       O kişinin nasıl olduğunu duymak için çıkan bu fırsatı kaçırmam.

d.       Günümün içindeki bu çeşitlilikten dolayı rahatlarım.

 

14.   Karar alırken…

a.       Herkesi dahil etmekten hoşlanırım.

b.       Olayı kısa keser kararımı alırım.

c.       Aksiyon almadan önce tüm bilgilerimi toplar ve değerlendiririm.

d.       Grubumdaki insanlarla yeni fikirleri paylaşır, tartışırım.

 

15.   Çalışma alanım çok karmaşıklaştığında…

a.       İnsafsızlaşırım. Önümdekilerim işe yarayıp yaramadığı konusunda tereddüde düşersem atarım.

b.       Bütün eski kağıtları bir dosyaya koyarım. Daha sonra bir başkasının ihtiyacı olabilir.

c.       Yaratıcı olurum. Birbirleri ile ilgili evrakları ilgili dosyaya atarım.

d.       Organize olmaya başlarım. “her şey için bir yer, her şey yerine.”

 

16.   Zamanın için farklı talepler varsa…

a.       En eğlenceli iş hangisi ise hemen ona atlarım.

b.       Grubumun ve benim hedeflerime bakarak öncelikleri belirlerim.

c.       En acil olduğunu düşündüğüm işe başlarım.

d.       Benim yardımımdan en çok faydayı kimin ya da hangi, işin faydalanacağını düşünmek için duraklarım.

 

17.   Bir toplantıda zamanı tutmaktan ben sorumluysam…

a.       Herkesin katkı yapmaya, fikir paylaşmaya zamanı olursa mutlu hissederim.

b.       Ajandadaki her konunun üzerinden geçilmiş olduğuna emin olurum.

c.        Kişilerin katılımları için limitler koyar böylece her şeyin zamanında yetişmesini sağlarım.

d.       Tüm paylaşımlar ve katılımlar, herkesin fikirlerini açıklamasından dolayı zamanı aşmış olduğumuzu fark ederim.

 

18.   Çok önemli bir projenin ortasındayken telefon çaldığında….

a.       Sosyal olabileceğim bir mola olması umuduyla hemen açarım.

b.       Duymazdan gelirim. Projeyi bitiş çizgisine yaklaştırmak telefona bakmaktan daha önemli.

c.       Cevaplarım. Eğer açmazsam arayanın ne hissedeceğini düşünürüm.

d.       Sesli yanıt sisteminin devreye girmesini beklerim. Arayana işlerim bittikten sonra dönerim.

 

19.   Tartışmalarda…

a.       Kişiler hemen ana konuya girerse çok mutlu olurum.

b.       Grup her katılımcının kararını tek tek dinlerse çok rahat olurum

c.       Grup her noktanın üzerinden tek tek geçerse çok rahat olurum.

d.       Kişiler o anın etkileri ve ortamına göre kararlar alırsa çok rahat ederim.

 

20.   Benim çalışma alanım…

a.       Dağınık görünür fakat aradığım her şeyi istediğim an bulabilirim.

b.       Rahat görünür. Ziyaretçilerin rahat hissetmelerini isterim.

c.       Çok dikkatlice organize edilmiştir. Her şey yerli yerinde ve düzenlidir.

d.       İstediği gibi çalışabilmem, istediğim şeyi istediğim yere koyabilmem için çok rahattır.

 

21.   Bir beyin fırtınası seyansındaysam…

a.       Fikir alış verişinin keyifli olduğunu düşünürüm.

b.       Herkesin fikri alındığı için rahat ve güvenli hissederim.

c.       Kişilerin önerdikleri fikirlerin çok sıradan olduğunu düşünürüm.

d.       Kişiler bir dairenin etrafında dönüp duruyorlar ve hiçbir yere varamıyorlar gibi hissederim.

İdarecilik sanatı

Büyük Amerikan imalat fabrikalarından birinin yönetim kurulu üyeleri kâr ve zarar hesaplarını incelerken, fabrika müdürünün aylığına takılmışlar ve
bunu bir hayli indirmek kabil olacağını düşünmüşler. İçlerinden iki kişi seçerek fabrika müdürü denen bu adamın neler yaptığını bir görmelerini ve ondan sonra bu konuda karar verilmesini kabul etmişler.

İki kişilik heyet bir sabah sessizce fabrikaya gitmiş ve fabrika müdürünün odasına girmiş. Gördükleri manzara şu olmuş:

Fabrika müdürü elinde kahve fincanı, ayakları masanın üstünde, etrafa halka gülücükler yaymakla meşgul. Masanın üstünde ne bir
dosya, ne bir kağıt hiç bir şey yok.

Bir müddet kendisi ile oradan buradan konuşan heyet azaları bu müddet zarfında müdürün hiç bir işle meşgul olmadığını ve yalnız bir kaç basit
telefon konuşması yaptığını görmüşler. Heyet aldığı intibadan memnun İdare Meclisine fabrika müdürü denilen zatın yanında bulundukları üç küsür
saat zarfında hemen hemen hiç bir şeyle meşgul olmadığını ve bu bakımdan böyle basit bir iş için verilen yıllık 100.000 dolardan en aşağı üçte iki
nisbetinde bir tasarruf sağlanabileceğini söylemiş. Tabii fabrika müdürü bu indirmeye razı olmamış, işten ayrılmış. Yeni maaşla çalışmayı kabul eden
bir çok istekli arasında bir zat yeni fabrika müdürü tayin edilmiş.

Üç aydan sonra idare meclisine gelen imalat istatistiklerinde az, fakat dikkati çekecek kadar bir düşme başlamış, fabrika müdürü yenidir, tabii
bu kadar acemilik olur demişler. Altıncı ayın sonunda istatistik eğrisi bir hayli düşmüş. Eski heyet azaları yeni fabrika müdürünü odasında ziyaret
etmişler. Adamcağız kan-ter içinde, bir elinde telefon, öteki eli evrak imzalamakla meşgul, başıyla gelenlere oturmalarını işaret etmiş. Gelen
giden o kadar çok ki, adamla doğru dürüst konuşmaya bile imkan olmamış. Fakat heyetin kanaati şu olmuş.; böyle canla başla çalışan bir adam başta olduğu müddetçe işlerin düzelmemesi için hiçbir sebep yoktur, biraz daha bekleyelim. Sene sonu gelmiş, her zaman kâr eden fabrikanın bilançosu zararla kapanınca idare meclisi azaları birbirine girmişler ve işi yeniden incelemeğe başka bir heyeti memur etmişler. Yeni heyet müdürün odasına değil, fabrikaya gitmiş ve iş başında bekleyen insanlar görmüş, sebebini sormuş aldıkları cevap şu: Hususi bir döküme başlayacağız, fabrika müdürü ben gelmeden başlamayın dedi, biz de bekliyoruz, her halde elektrik atölyesinden bir türlü ayrılmaya vakti olmadı.

O sırada gözleri, yaşlı bir ustabaşıya ilişmiş, adamı şöyle bir kenara çekmişler ve fabrikanın eskiye nazaran daha fena çalışmasının
sebeplerini sormuşlar. Yaşlı ustabaşı içini boşaltmak ihtiyacını uzun zamandır hissetmiş olacak ki :

-Baylar demiş, eski müdürümüz teferruatla uğraşmaz, ileriye ait planlar yapar, işi bize bırakır, biz de normal zamanlarda onu rahat bırakırdık.
Ani, içinden çıkamayacağımız olağanüstü bir problemle karşılaştığımız zaman ancak ona başvururduk ve o zaman da bilirdik ki, o bizim bu müşkülümüzü çözecek. O hakiki fabrika müdürü idi. Güler yüzlü idi,  bizle şakalaşır, fakat hepimiz için düşünürdü. Şimdiki müdür de çok dürüst,
iyi niyet sahibi, hatta çok daha çalışkan bir adam. Fakat o hiçbirimize inanmıyor, her işin kendisi tarafından görülmesini istiyor. Yani o, bizim yerimize ustabaşılık yapıyor, tabii biz de amele çavuşu mertebesine düşüyoruz, haydi neyse buna da aldırmayalım, ama fabrika müdürlüğü boş kalıyor. Elinde piposu,ileriyi görmeğe çalışan, tedbir alan, düşünen adamın yerinde kimse yok.

Eski fabrika müdürünü tekrar oraya getirmek isteyen idare meclisi, bir senelik acı tecrübesinden sonra 100.000 yerine 150.000 dolarla onu ancak
gelmeye razı etmiş.

İdarecilik güç bir sanattır. Öyle bir sanat ki, eseri gözle görülmez ve ölçülmesi de ancak mukayeselerle ve senelerin tecrübeleriyle biraz
kabil olabilir. Büyük liderler gibi onları da, o müessesenin bitaraf bir tarihçisi kıymetlendirebilir. Onun için günlük takdir bekleyenlerden bu sanatın
sanatçısı çıkmaz.

Başkaları için tavsiyede bulunmak, yeni bir yol teklif etmek, hatta karar vermek kolaydır. Güç olan, bunları yapmaktan kaçınmak, gururumuzu
yenmek ve ancak ve ancak kendimiz için karar vermektir.

İş Hayatı ile İlgili Tavsiyeler.....I

-Lider olmadan önce, başarı denen şey kendinizi yetiştirmekten ibaretti. Lider olunca, başarı denen şey başkalarını yetiştirmek olur.İnsanlardan fikir çalıp onları kendine mal ederek, başkalrının hakkını asla yemez.Ne yağcılık yapar, ne de ezer, çünkü ekibinin başarısının çok geçmeden kendisine saygınlık kazandıracağını bilerek özgüvene ve olgunluğa sahiptir. İşler kötü gittiğinde, hatanın sorumluluğunu üstlenir. İyi gittiği zaman is, övgüyü cömertçe paylaşır.

-Liderseniz,göreviniz bütün soruların yanıtlarını almaktır.Odanın en aptal kişisi sizmişsiniz gibi akıl almaz bir rahatlık içinde olmalısınız."Şöyle olsa nasıl olur?", " Neden olmasın?" ve "Nasıl yani?" sorularını durmadan sormanız gerekir.Tek başına sorgulamak asla yeterli olmaz. Sorduğunuz soruların tartışma başlattığından ve harekete geçmeyi gerektiren meseleleri gündeme getirdiğinden emin olmanız gereir. İnsanları harekete geçirmiyorsa, hiç bir işe yaramaz.

-İşe insan almada hedef sahaya doğru oyuncular sürebilmektir. Neyse ki mükemmel insanlar her yerde vardır.Yapmanız gereken tek şey onları seçip alabilmektir.Sevdiğiniz insanları işe almak kolaydır.Çünkü, uyanık geçirdiğiniz saatlerin çoğunda onlarla birlikte olacaksınız.Aynı zamanda istediğiniz deneyime sahip insanları işe almak da kolaydır. İstenen işi yapacaklardır. Ama arkadaşlık ve deneyim asla yeterli değildir. İşe alacağınız her kişi dürüst, zeki ve olgun olmalıdır. Eğer bunlar varsa, ilaveten 2 özellik daha aramamız gerekmektedir; iş yaptırma yeteneği ve tutku. Üst kademe işler söz konusu olduğunda, bunun da ötesind, sahicilik, ileri görüşlülük, başkalarından fikir alma becerisi ve elastikiyet aramak gerekir. Bunların hepsi bir araya geliyorsa, kazanmasını bilen insanlarla karşı karşıyasınız demektir.

-Eğer doğru insanları işe aldıysanız, kendilerini geliştirmek isteyeceklerdir. Öğrenme ve daha fazlasını yapabilme isteğiyle yanıp tutuşuyor olacaklardır. İyi elemanlar hiçbir zaman mesleklerinin zirvesine ulaştıklarını düşünmezler. Ama oraya ulaşmak için yanıp tutuşurlar. İnsanları motive etmenin ve elde tutmanın bir başka yoluda eğitimdir.

 

İş Hayatı ile İlgili Tavsiyeler.....

Aşağıda beliteceğim cümleler benim tecrübelerime, okuduğum kitaplara ve ya gittiğim seminerlere dayanarak yazdığım tamamen kendi düşüncelerimi yansıtan fikirlerdir. Kimileri için doğru kimileri için yanlış olabilir. Sizlerde kendi düşüncelerinizi buraya yazarsanız güzel bir paylaşım sağlayabiliriz.

 

-İş hayatında kazanan, en iyi oyunculara sahip olan takım olacaktır, o nedenle en iyi oyuncuları bulmayı ve elde tutmayı bilin;Burada özellikle yönetici arkadaşlara şunu söylemek isterim bu güne kadar ekibimi her zaman benden daha iyi olanlarla doldurdum ve böylecede onların sayesinde daha da yükseldim.Sakın onlar bende iyi olursa benim yerimi alır diye düşünmeyin, çünkü böyle olmuyor.

-Meseleler üzerinde düşünürken hareketsiz kalmanıza yol açacak kadar çok kafa patlatmayın; İşin hangi kısmını yapamıyorsanız bunu ekibinizle paylaşın,siz bütün bildiklerinizi onlara aktarın onlarda size yardımcı olmaya çalışsınlar.

-Bütün bilgilerinizi yılmadan onlarla paylaşın ve bunu etrafınızdakilerinde yapmasını sağlayın; İlk başlarda çok saçma gibi görünsede ekibinizden birinin rahatsız olupta işe gelmediği bir zaman diğer kişilerin burayı ne kadar rahat bir şekilde idare edebileceklerine şaşıracaksınız.

-İş yaşamı bir oyundur ve o oyunu kazanmak insanı gerçekten mutlu eder. Asla kendinizi  sevmediğiniz bir işte çalışmaya zorlamayın. işinizden zevk alın.

-Sınır tanımaz olun,kaynağı ne olursa olsun, her zaman firmadaki en alttan en üste kadar bütün herkesin düşüncelerine değer verin, en iyi fikirleri sunanları ödüllendirin, onların fikirlerini araştırıp hayata geçirin (firmalar yıllarca danışmanlara veya farklı kurumlara bir tek fikir için para ödemiştir. Oysa elinizin altında binlerce beş kuruş fazla para ödemeden fikirler üretecek insanlar bulunmaktadır). Bürkrasiye asla ve asla izin vermeyin. Değişime, bir büyüme fırsatı gözüyle bakın. İnsana yatırım yapın; bugün ve yarın sizin en büyük gücünüz onlar olacaktır. Kendinizi düşünün bir tarafından size değer verildiğinde ve ya iltifatta bulunulduğunda mı daha motivasyonlu, enerjik olup işinize daha çok sahip çıkıyorsunuz; yoksa tam tersi bir zamanda mı?

Televizyon Bağımlılığı...

Toplumumuzda her geçen gün yaygınlaşan ve alabildiğine derinleşen bir bağımlılık söz konusu. Ama işin ilginç yanı, hepimizde biraz eksik, biraz fazla var bu hastalık. Dolayısıyla bu test, aslında böyle bir bağımlılığın bizde olup olmadığını değil, hangi seviyede olduğunu gösteren bir test. Yapmanız gereken tek şey, elinize kağıt kalem alıp, aşağıdaki sorulara cesurca cevap vermek olacak:
1- Akşam iş dönüşü eve geldiniz. Yaptığınız ilk iş ne oluyor? Eğer cevabınız "televizyonun düğmesine basmak" ise, kağıdınıza bir "X" işareti koyun.
2- Evde yemeklerinizi yerken genellikle televizyonunuz açık olur mu? Eğer öyleyse bir "X" işareti daha koyun.
3- Arkadaş, komşu veya akraba ziyaretleri için zaman belirlerken televizyonda yayınlanacak olan bir dizi, film veya herhangi bir programın etkisi oluyor mu? Evet ise bir "X" işareti daha.
4- Haftanın herhangi bir günü akşamını rastgele hayal edin. O akşam herhangi bir TV kanalında yayınlanacak olan herhangi bir programı, o programın hangi kanalda ve hangi saatte yayınlanacağını hatırlayabildiniz mi? Hatırladığınız her madde sayısınca kağıdınıza "X" işareti koyun.
5-Televizyonun karşısından ayrıldığınız halde, televizyonu özellikle açık bırakıyorsanız; akşamları acil işlemlerinizi reklam aralarına sarkıtıyorsanız; yanınızda bulunan bir yakınınızla konuşurken ses tonunuzu yükseltiyorsanız ve gözlerinizi mümkün olduğunca televizyondan ayıramıyorsanız; televizyon kumandasını elinizden düşüremiyorsanız, yine her bir madde için birer "X" işareti koyun.
6- Ertesi gün uykusuzluktan şikâyet ediyorsanız, bulunduğunuz ortamlarda bir vesileyle akşam seyrettiğiniz programlar hakkında bir-kaç kelâm etmeye çaba gösteriyorsanız birkaç "X" daha koyun.
En iyisi sorulara burada son verelim. Kağıdınız "X" işaretleriyle dolmadan, yaptığımız testin sonuçlarını kendi kendimize değerlendirelim.
Eğer kağıdınızda en az beş tane X işaretiniz varsa, bilin ki siz bir "bağımlısınız." Tek kelimeyle "Televizyon" bağımlısısınız.
Evet, az veya çok hepimiz bağımlıyız. Her ne kadar tersini iddia etmeye çabalasak da gerçek bu.
Ülkemizde kişi başına günlük televizyon seyretme süresi 4 saate yakın. Bu rakam insanların daha faydalı işler için, hattâ uyumak için dahi yeterli zaman ayıramadığımızın açık göstergesi.
Uzmanlara göre günün uzun bir bölümünü televizyona ayıran bir kişi, tamamen televizyon bağımlısı oluyor. Daha da ilginci, bu bağımlılık insanı herhangi bir konuda bilinçli bir karar veremez hale getiriyor.
Televizyonun bağımlılık yaptığı artık bilimsel yollarla da ispatlandı. Scientific American dergisinin 2002 Şubat sayısında yayınlanan "Television Addiction (Televizyon Bağımlılığı)" başlıklı yazıda, televizyon seyretmenin insan vücudundaki olumsuz etkileri bilimsel verilerle desteklenerek açıklandı.
Peki içimize sinsice yerleşen televizyon bağımlığından kurtulmanın çaresi yok mu? Elbette var. İrademizi devreye koyduktan sonra rahatlıkla kurtulabiliriz. Ancak, gerçekçi olmak gerekirse, irademizi kullanmak çoğu zaman mümkün olmayabiliyor. Olsa bile, uzun süreli olmuyor. Adı üstünde, bağımlılık. Bunu aşabilmek için dış desteğe ve önemli vesilelere de ihtiyaç var.
İşte bu kritik noktayı tespit eden ve televizyon bağımlılığının en zirve noktalarında yer alan Amerika ve Avrupa ülkelerinde 1995 yılından beri, her Nisan ayının son haftası uygulanan bir kampanya var. "Televizyon Kapatma Haftası."
Bu kampanyanın temel amacı insanların yılda bir hafta için de olsa televizyon karşısında harcadıkları zamanı azaltmak ve insanların zihnine daha faydalı şeyler yapabilecekleri anlayışını yerleştirebilmek. Bu haftayı düzenleyenler ve destek verenler, insanlara şu mesajı aktarıyorlar: "Sadece bir haftalığına televizyonunu kapat; sonra gör bak neler olacak!"
 "Televizyonun düğmesini kapat, hayatın düğmesini aç!"
Kısacası, "Hayatın düğmesini açmak" parmaklarımızın ucunda.

Not: Bu alışkanlığı yok yederken, sizden ricam alternatif arayışlardan biri olan bilgisayar bağımlılığına yakalanmayın lütfen. Kendinize kitap okuma, ailenizle konuşma, dışarıya çıkıp farklı şeyler yapma gibi konularda uğraşılar bulun.

Son bir senedir bu alışkanlığımdan kurtulmuş bulunmaktayım.Televizyonda sadece Komedi dükkanı,Avrupa yakası,özel maçlar ve bazı belgesellerle, sevdiğim tarz filmlerden başka birşey seyretmiyorum. Bu bana ailemle daha fazla zaman geçirme fırsatı, daha çok kitap okuma, daha geniş kendime zaman ayırma olanağı sağlamış bulunmaktadır. Başlarda zor gelebilir ama ondan sonra gerçekten çok müthiş bir deneyim, mutluluk yaşayacağınızı garanti ederim.

Hedef Belirleme..

Okyanusun ortasında bir gemide olduğunuzu hayal edin. Bulutlar, yaklaşmaya başlıyor ve çok yakında fırtına patlayacak. Karaya çıkmaktan başka seçeneğiniz yok. Ne var ki, pusulanız ya da radarınız yok. Bir yıldız haritanız bile yok. Karaya güvenli bir biçimde nasıl çıkacaksınız? Acı gerçek şu ki çıkamayacaksınız. En fazla, motoru çalıştırıp kendinize bir yön tayin edebilirsiniz. Maalesef, rüzgar, gelgit ve dalgalı deniz sizi rotanızdan saptıracak. Şansınız yaver gidebilir; ama bunun olasılığı nedir? Büyük ihtimalle, başladığınız yere geri döneceksiniz. Ama şimdi fırtına tam tepenizde ve birazdan gök gürlemeye, şimşek çakmaya başlayacak.

Şimdi, kendinizi jimnastik salonunda hayal edin. Jimnastik kıyafetlerinizi giymişsiniz. Havlunuz ve bir şişe suyunuz var. Barfikse ya da bacak germe aletine gidiyorsunuz. Yaklaşan bulutlar yerine, ne kadar ağırlık koymanız ve kaç tekrar yapmanız gerektiğini düşünüyorsunuz. Elde edebileceğinizi düşündüğünüz kazançlara neden sahip olamadığınızı merak ediyorsunuz. Ya da kendinizi aynada görüyor ve altı ay önce vermek istediğinizi kiloları neden hâlâ veremediğinizi düşünüyorsunuz. Nedeni basit. Yolculuğunuza hazırlanmak için gerekli zamanı ayırmadınız. Bir haritanız ya da rehberiniz olmadan seyahat ediyorsunuz.

Bahsettiğim rehber, hedeflerinizdir!


Hedefin Şartları (KİR YOK)

Kesin olsun

İstenilebilir olsun

Rehberiniz duygularınız olsun

Yararlı bir amaç için seçin

Olumlu cümlelerle ifade edin

Kontrol sizde olsun

 

Alice harikalar diyarında adlı kitabı okumuşsunuzdur.Bir çocuk maslalı olmasına rağmen, bu kitapta insanların neden başaramadıklarına şahit olabiliriz. Alice bir yol kavşağına gelir ve orada bekleyen kediyle konuşur ve ona sorar;

Alice:Hangi yolu izlemem gerektiğini bana söyleyebilir misin?

Kedi: Gitmek isteyeceğin yere göre izleyeceğin yolda değişmektedir.Bu yollardan her biri değişik yerlere gider.Gideceğiniz yeri söylerseniz hangi yolu izlemeniz gerektiğini söyleyebilirim.

Alice:Gideceğim yer herhangi bir yer olabilir benim için fark etmez

Kedi:O zaman bu yollardan hangisine gittiğinizin de pek bir önemi olmayacaktır.

Hedefleri belirlemek ve bunlara ulaşmak için ayrıntılı bir plan geliştirmek, başarının anahtarıdır! Hedefleri belirleyip planınızı izlediğinizde, başarıya ulaşmak çocuk oyuncağıdır.

1) Bu gece kağıt ve kalem alıp oturun. Rahatsız edilmeyeceğiniz sessiz bir köşeye çekilin. Televizyonun kapalı olduğundan emin olun. Eşinize, ya da kimle birlikte yaşıyorsanız ona, yarım saat kadar sizi rahatsız etmemesini söyleyin. Şimdi, sizin için neyin önemli olduğunu düşünün. Ne elde etmek istediğinizi. Tüm boyutlarıyla yaşamınızı ya da yalnızca eğitiminizi dahil edebilirsiniz. Ne var ki, eninde sonunda bunu, yaşamınızda başarmak istediğiniz her şey için yapmalısınız. Her iki durumda da süreç aynıdır. Elde etmek istediğiniz şeylerin listesini yapmaya başlayın. Bu, kilo vermek, kas yapmak, güçlenmek, daha fazla enerji kazanmak ya da dolabınızda duran ve bir süredir giymediğiniz bir elbisenizin içine girmek olabilir. Şimdi, ne zamana kadar bu hedefe ulaşmanız gerektiğini yazın. Ay, gün, yıl ve saat olarak kaydedin. Ne kadar detaylı olursa o kadar iyi. Artık, dileğinizi hedefe dönüştürdünüz.

2) Şimdi de hedefinize ulaşmak için yapmanız gereken fedakarlıkları düşünün. Vazgeçmeniz gereken şeyleri dahil etmeyi unutmayın. Aslında, hedefinize ulaşmak için vazgeçmeniz gereken şeyleri listelemek, yapmanız gerekenleri yazmak kadar önemlidir. Kendiniz için belirlediğiniz hedefin gerçekten ne kadar önemli olduğunu görmenizi sağlayacak bir testtir. Dengeleme testini bitirdiğinize göre, daha fazla ayrıntıya inmenin zamanı gelmiştir. Hedefinize ulaşmanız için yapmanız gereken her şeyi yazın. Başlarken kapsamı geniş tutun, sonra daraltın. Örneğin, gelecek yılın Kasım'ına kadar 10 kilo vermeyi istiyorsanız, önünüzdeki 12 ayın her birinde 0,8 kilo vermeyi öncelikli hedefiniz haline getirin. Bunu (alt hedefi), kağıdınızın sağ üst köşesine yazın. Daha sonra, her alt hedef için, o hedefe ulaşmak üzere yapmanız gereken fedakarlığı yazın. Listeniz günlük yapmanız gereken şeyleri kapsayıncaya kadar buna devam edin. Yukarıdaki örnek, kağıt üzerinde şöyle görünebilir:

1 kasım 2009'a kadar 10 kilo ver
1 Mayıs 2009'a kadar 5 kilo ver
1 Şubat 2009'a kadar 2,4 kilo ver
1 Aralık 2008'e kadar 0,80 kilo ver
Gelecek haftaya kadar 0,20 kilo ver
Bu hafta yarımşar saatlik üç seans spor yap (Salı/Perşembe/Cumartesi)
Aldığın kalori miktarını bu hafta 550 kalori azalt
Bu hafta, bugün saat 19.00'da yüzme kursuna katıl

3) Merdiven çıkın.

Hedef Planı (LEKESİZ ÇİMEN)

Liste yapın,

Engelleri yazın,

Kaynakları yazın,

Elde etmek istedikleriniz neler,

Sonuç belirleme kurallarına uygun mu?

İdeal performans durumunu düşünün,

Zaman planı yapın

 

Çevrenizin nasıl olmasını istersiniz?

İdeal bir gününüz nasıl olmalı?

Modeliniz varmı?

Eylem planınızı yapın,

Nasıl bir insan olmalısınız?

Zaman...

Farz edin ki, her sabah hesabiniza 86.400 YTL kredi veren bir
bankaniz var ama bir gunden digerine hic bakiye devretmiyor.

Tutari ne olursa olsun, kullanmadiginiz bakiye miktari her aksam
iptal ediliyor. Boyle bir durumda ne yapardiniz? Tabi ki son kurusuna
kadar cekerdiniz....

Aslinda hepimizin boyle bir bankasi var. Adi ZAMAN Her sabah,
hesabiniza 86.400 saniye kredi veriyor. Her aksam ise iyi seylere
yatirim yapamadiginiz kismini silip, hesabiniza zarar kaydediyor.Hic devretmiyor.
Kredi miktarindan bir kurus fazla kullandirmiyor.

Hergun size yeni bir hesap aciyor. Her aksam gunun bakiyesini
yakiyor. Eger gunluk depozitolarinizi kullanmadiysaniz, bu zarar sizindir.
Geriye donus yok. Yarindan avans cekmek yok.

Bugunu, bugunku depozitonuzla yasamalisiniz. Ona yatirim
yapin ki, size saglik, mutluluk ve basari olarak geri donsun.

Zaman akip gidiyor, gununuzu gun etmeye bakin....

BIR SENE nin kiymetini anlayabilmek icin sinifta kalan bir
ogrenciye sorun.

BIR AY in kiymetini anlayabilmek icin, premature bir bebegi
dunyaya getiren anneye sorun.

BIR HAFTA nin kiymetini anlayabilmek icin, haftalik bir
derginin editorune
sorun.

BIR DAKIKA nin kiymetini anlayabilmek icin, treni henuz
kacirmis bir kisiye sorun.

BIR SANIYE nin kiymetini anlayabilmek icin, bir kazayi kil
payi atlatmis bir kisiye sorun.

Sahip oldugunuz her ani degerlendirin. Daha fazla deger verin.
Cunku onu cok ozel birisiyle, zamaninizi harcamaya degecek kadar ozel
birisiyle paylastiniz.

Sunu unutmayin ki zaman kimseyi beklemez. Dun artik mazi oldu.
Yarin ise muamma, bugun ise avuclarimizin icinde... Bize sunulmus bir
armagandir.

Dostlar nadide mucevherlerdir, suphesiz. Sizi guldurur basari
icin cesaretlendirirler. Size kulak verir, sizinle ovgu sozlerini
paylasir ve herzaman kalplerini size acmaya hazirdirlar,

Zaman Yönetimi

Bu hikaye Northwesten üniversitesi iş idaresi master öğrencileri ile zaman yönetimi dersi profesörü arasında gecer:

Profesör sınıfa girip karşısında duran, dünyanın en seçilmiş öğrencilerine kısa bir süre baktıktan sonra,bugün zaman yönetimi yapıcagız dedi.Kürsüye yürüdü, kürsünün altından kocaman bir kavanoz çıkarttı.
Arkasından kürsünün altından yumruk büyüklüğünde taş aldı ve taşları büyük dikkatle kavanozun içine yerleştirmeye başladı.Kavanozun daha başka taş almayacağına emin olduktan sonra öğrencilerine döndü ve kavanoz doldu mu diye sordu. Ögrenciler hep bir ağızdan doldu diye cevapladı.Profesör öylemi dedi ve ve kürsünün altına eğilerek bir kova mıcır çıkarttı.Mıcır kavanozun ağzından yavaş yavaş döktü.Sonra kavanozu sallayarak mıcırın taşların arasına yerleşmesini sağladı.

Sonra öğrencilerine dönerek bir kez daha bu kavanoz dolumu diye sordu.Bir ögrenci dolmadı herhalde diye cevap verdi.Doğru dedi.Profesör gene kürsünün altına egılerek bır kova kum aldı ve yavaş yavaş tum kum taneleri taslarla mıcırların arası nüfuz edene kadar döktü. Gene öğrencilerine döndü ve bu kavanoz doldumu diye sordu. Tüm sınıf bır agızdan hayır dıye bagırdılar.
Güzel dedi profesör kürsün kürsünün altına eğilerek bir sürahi su aldı ve kavonoz agzına kadar doluncaya dek suyu bosalttı. Sonra ögrencılerıne dönerek bu denyin amacı neydi diye sordu. uyanık bir öğrenci hemen zamanımızın ne kadar dolu görünürse görunsun daha ayırabılecegımız zamanımız mutlaka vardır diye anlattı.Hayır dedi Profesör, bu deneyin esas anlatmak istediği eğer büyük taşları baştan baştan yerleştiremezsen küçükler girdikten sonra büyükleri hiç bir zaman kavanozun içine kayamazsın gerçeğidir. Öğrenciler saskınlık ıcınde bırbırlerıne bakarken Profesor devam etti Nedir hayatınızdaki büyük taşlar Çocuklarımız, eşiniz, sevdikleriniz, arkadaşlarınız, eğitiminiz, hayalleriniz, sağlığınız, bir eser yaratmak, başkalarına faydalı olmak, onlara bir şey öğretmek! Büyük taslarınız belkı bunlardan birisi belkide bir kaçı, belki hepsi. bu aksam uykuya yatmadan once ıyıce dusunun ve sızın buyuk taslarınız hangılerıdır ıyı karar verın. Bilin ki buyuk taslarınızı kavanoza ılk olarak yerlestırmezsenız hıc bır zaman bır daha koyamıyıcaksınız, buda hıc bır zaman gercek kısı olmayacagınızı gosterır...